5 Eylül 2010 Pazar

Ben sabahın bu saatinde ne mi yapıyorum?!?

Aslına bakarsanız ben de bilmiyorum lakin şu an yatağımda çift kişilik pikeme sarmalanıp, turuncu yastığıma da sarılıp yatmam gerektiği kesin.Lakin uyku kalitemi sıfıra düşüren öyle şeyler var ki.. "Allah belasını versin" cümlesi buna öyle yakışıyor yani! Mesela sahurdan sonra gizlice odama kaçmış olan sinek! Burun tıkanıklığım! (hiçbir şekilde burnumdan nefes alamıyorum!!!)Yetmiyormuş gibi hapşurma nöbetlerim! (balkonda 4 kere yatakta 4 kere) O alçak sineğin beni 4-5 yerimden ısırması! Tam uyumak üzereyken hapşurmak da neyin nesi üstelik ya!!

İşte bir uyku bir insana böyle haram olur.. Peki ben ne yaptım? Uyuyamayınca yatakta döndüm durdum.Zira nefes alamıyorum ve bu benim için büyük bir rahatsızlık (neden burun spreyi kullanmıyorsun diyenlere söylüyorum niyetliyim..) En sonunda da attım kendimi balkona biraz yazayım diye.

Ben günün en çok 4 ile 8 arasındaki dilimini seviyorum. Hava muhteşem be! Manzara da güzel buralarda :D Lakin ben bu manzaranın içinde öyle komik duruyorum ki. Pembe çizimli gibi garip bermuda pijamam siyah hırkam ve patik çoraplarım. Karikatür gibi düştüm ortama resmen..

Kararlıyım ben bugün üzünçlü şeyler yazmayacağım. Yazacağım yer var da ona da sitemkar olmayacağım. Direkt ağız burun dalacağım. Ne bu be :D Üzül üzül içim ezildi vallahi!

Bu yazdığım paragraf da bu yazının sonuç paragrafıdır. Genelde burda ders verilir falan da ben ne dersi vereyim allasen! Ha ama iki çift lafım var! Yılın son sinekleri dağılın gidin lan görmesin gözüm sizi!Seneye gelin yettiniz bu sene! Yetkililer burnum tıkanmasın istiyorum. İşte bu kadar!

Son.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder