25 Kasım 2010 Perşembe
Blogger sana kafam girsin!
Ben seni var ya! Sana şu anda ne kadar sinirliyim blogger tahmin edemezsin! Tam bitimine geldiğim bir yazıyı nasıl olur da sayfayı kilitlemek suretiyle g.te getirirsin ha?!? Alacağın olsun, ya da ne alacağını ya alacağım olsun canını alacağım. Orusbu! Karı mısın bilemedim ama.. Her neyse benim burnumu deldirmemin müsebbibi Osman. Özetle.
19 Kasım 2010 Cuma
Kefir sevmesem de her akşam içerim. (zorla)
Öncelikle kefirden bahsedeceğim. Kefir benim hayatıma önce sözcük olarak girdi. Yani ilk duyduğumda " O ne lan?!" gibi bir tepki verdim. Aradan yıllar geçti, artık kefirin hayatıma şifahen değil, fiilen gireceğinin sinyalini aldım kardeşimden.. Bir türlü düzelmeyen bağışıklık sistemimdi sebebi.. Annem Burdur'a gittiğimde bana da kefir içirecekti.. (Nitekim içirdi de..) O koyu kıvamlı garip şeyi biraz sulandırıyorsunuz, ama karıştırırken asla içine metal kaşık girmeyecek daha doğrusu bu şekilde kısıtlamamak gerek kavramı zira metal hiçbir nesneyle karıştırılmamalı mazallah zehirlermiş. Her neyse tahta, plastik ne bulduysan artık karıştır ve acıya katlan dik kafana..
Sonra bir de ne var polisiye bir durumun içinde buldum kendimi resmen ipuçlarını birleştirip, neler olduğunu çözmeye çalışıyorum, olmuyor tabi küçük aklımla çözemiyorum. Nitelikli bilgileri de unutuyorum falan. Ne bileyim ben şu dizi kahramanları oluyor ya polisler hani onlardan olamazmışım mesela. Olsaydım her olayı batırırdım ki. Neyse zaten kalkışmıyorum da ben sağlamcıyımdır. Sevmem öyle tehlike falan. Bebekken düşme eylemini bile kendimi sağlama alarak yaparmışım. Böyle kollarımı uzatırmışım öne, dizlerimi kırarmışım hafif sonra da puf diye bezin üstünee.. Popoda acı yok, gülen gamzeli bir bebek sonuç.
Ha nedir ne değildir diye tartmamız gereken şeyler de var şu hayatta. Mesela benim odam dağınıktır. Ve aslında şuna değinmişken sormak istediğim bir şey var. Sorum hukukçulara gelsin. Siz de dağınık mısınız yahu?? Ben ne kadar hukukçu tanıdıysam (tabii ki hepsi yurtta aklını mı kaçırdın?!) hepsi dağınık yahu.. Mesela ben kitaplarımla, kıyafetlerimle, çantalarıla yatıyorum. Ne biçim de rahat oluyor. Burdur'da çift kişilik yatakta yatarken yanıma birinin gelmesine katlanamayan ben (kardeşim hariç) İstanbul'da yarım kişilik yatağa yatıyorum resmen..
Bir de garip garip rüyalar görüyorum, böyle karışık anlamsız yahut beni zora sokan.. Yani abi öyle rüya ki adamın yüzüne bakamayacakmışım gibi hissediyorum. (hemen de diğer türlü düşünün sizi eşek kafalılar. öyle değil tamam mı?! hıh!) Yani kötü işte böyle uyandığımda çok berbat oluyor işte..
Bu arada resmen dadandığım bir blog var adam beni kovacak en sonunda gerçekten. Sapık gibi onun blogunda dolanıyorum.. Müzik dinliyorum ama çok zevkli gerçekten sevdim sevdim..Mesela ben Oi Va Voi dinlerim ama bir şarkısına dikkat etmemiştim. O da vurdu mu beni kalbimden.. Her neyse işte onu dinleyerek yazıyorum şimdi iyi geliyor.. Derken birden uyku bastırmasın mı?! (tabii şu iki cümle arasında asgari 20 dk var)
Son olarak messengerda dinamik resimlerle vakit geçirmek hoşuma gidiyor.
Sonra bir de ne var polisiye bir durumun içinde buldum kendimi resmen ipuçlarını birleştirip, neler olduğunu çözmeye çalışıyorum, olmuyor tabi küçük aklımla çözemiyorum. Nitelikli bilgileri de unutuyorum falan. Ne bileyim ben şu dizi kahramanları oluyor ya polisler hani onlardan olamazmışım mesela. Olsaydım her olayı batırırdım ki. Neyse zaten kalkışmıyorum da ben sağlamcıyımdır. Sevmem öyle tehlike falan. Bebekken düşme eylemini bile kendimi sağlama alarak yaparmışım. Böyle kollarımı uzatırmışım öne, dizlerimi kırarmışım hafif sonra da puf diye bezin üstünee.. Popoda acı yok, gülen gamzeli bir bebek sonuç.
Ha nedir ne değildir diye tartmamız gereken şeyler de var şu hayatta. Mesela benim odam dağınıktır. Ve aslında şuna değinmişken sormak istediğim bir şey var. Sorum hukukçulara gelsin. Siz de dağınık mısınız yahu?? Ben ne kadar hukukçu tanıdıysam (tabii ki hepsi yurtta aklını mı kaçırdın?!) hepsi dağınık yahu.. Mesela ben kitaplarımla, kıyafetlerimle, çantalarıla yatıyorum. Ne biçim de rahat oluyor. Burdur'da çift kişilik yatakta yatarken yanıma birinin gelmesine katlanamayan ben (kardeşim hariç) İstanbul'da yarım kişilik yatağa yatıyorum resmen..
Bir de garip garip rüyalar görüyorum, böyle karışık anlamsız yahut beni zora sokan.. Yani abi öyle rüya ki adamın yüzüne bakamayacakmışım gibi hissediyorum. (hemen de diğer türlü düşünün sizi eşek kafalılar. öyle değil tamam mı?! hıh!) Yani kötü işte böyle uyandığımda çok berbat oluyor işte..
Bu arada resmen dadandığım bir blog var adam beni kovacak en sonunda gerçekten. Sapık gibi onun blogunda dolanıyorum.. Müzik dinliyorum ama çok zevkli gerçekten sevdim sevdim..Mesela ben Oi Va Voi dinlerim ama bir şarkısına dikkat etmemiştim. O da vurdu mu beni kalbimden.. Her neyse işte onu dinleyerek yazıyorum şimdi iyi geliyor.. Derken birden uyku bastırmasın mı?! (tabii şu iki cümle arasında asgari 20 dk var)
Son olarak messengerda dinamik resimlerle vakit geçirmek hoşuma gidiyor.
12 Kasım 2010 Cuma
Hayır şimdi bu çok iyi de oldu, çok da iyi güzel oldu.
"Bana Ceykıp de."
"çoh güzel de oldu. çoh güzel iyi oldu tamamı. şimdi meselam türban olayını çok karıştırdılar. ha aralarında bi fuarg kaldı. o fuargınan çok güzel oldu. meselam herkesin hayatına kimse karışamaz .ha nasıl karışamaz. ben bu şekıl geynirim. bu bayan şu şekıl geynir. şu şekıl geynir. ha hiç kimse kimseye karışmaya bi hakkı yok. özgulüğü bidir .ha başörtü, kurban olduğum yaresulallahtan gelebilir amma lakin ki öyle değildir. enyorlamam bu kadar. hadi hayırlı işler"
"Komşulara karşı çok ayıp oldu."
Şimdi buraya hiç uymayan bir parçayla veda ediyorum. Nescafe çikolatalı kahve çıkarmış denemeye gideceğim. Ve telefonum aranmaz sorulmaz haldeyken ben çok mutsuzum. Kokulu öptüm.
http://fizy.com/#s/1ajcqo
"çoh güzel de oldu. çoh güzel iyi oldu tamamı. şimdi meselam türban olayını çok karıştırdılar. ha aralarında bi fuarg kaldı. o fuargınan çok güzel oldu. meselam herkesin hayatına kimse karışamaz .ha nasıl karışamaz. ben bu şekıl geynirim. bu bayan şu şekıl geynir. şu şekıl geynir. ha hiç kimse kimseye karışmaya bi hakkı yok. özgulüğü bidir .ha başörtü, kurban olduğum yaresulallahtan gelebilir amma lakin ki öyle değildir. enyorlamam bu kadar. hadi hayırlı işler"
"Komşulara karşı çok ayıp oldu."
Şimdi buraya hiç uymayan bir parçayla veda ediyorum. Nescafe çikolatalı kahve çıkarmış denemeye gideceğim. Ve telefonum aranmaz sorulmaz haldeyken ben çok mutsuzum. Kokulu öptüm.
http://fizy.com/#s/1ajcqo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)