Öncelikle kefirden bahsedeceğim. Kefir benim hayatıma önce sözcük olarak girdi. Yani ilk duyduğumda " O ne lan?!" gibi bir tepki verdim. Aradan yıllar geçti, artık kefirin hayatıma şifahen değil, fiilen gireceğinin sinyalini aldım kardeşimden.. Bir türlü düzelmeyen bağışıklık sistemimdi sebebi.. Annem Burdur'a gittiğimde bana da kefir içirecekti.. (Nitekim içirdi de..) O koyu kıvamlı garip şeyi biraz sulandırıyorsunuz, ama karıştırırken asla içine metal kaşık girmeyecek daha doğrusu bu şekilde kısıtlamamak gerek kavramı zira metal hiçbir nesneyle karıştırılmamalı mazallah zehirlermiş. Her neyse tahta, plastik ne bulduysan artık karıştır ve acıya katlan dik kafana..
Sonra bir de ne var polisiye bir durumun içinde buldum kendimi resmen ipuçlarını birleştirip, neler olduğunu çözmeye çalışıyorum, olmuyor tabi küçük aklımla çözemiyorum. Nitelikli bilgileri de unutuyorum falan. Ne bileyim ben şu dizi kahramanları oluyor ya polisler hani onlardan olamazmışım mesela. Olsaydım her olayı batırırdım ki. Neyse zaten kalkışmıyorum da ben sağlamcıyımdır. Sevmem öyle tehlike falan. Bebekken düşme eylemini bile kendimi sağlama alarak yaparmışım. Böyle kollarımı uzatırmışım öne, dizlerimi kırarmışım hafif sonra da puf diye bezin üstünee.. Popoda acı yok, gülen gamzeli bir bebek sonuç.
Ha nedir ne değildir diye tartmamız gereken şeyler de var şu hayatta. Mesela benim odam dağınıktır. Ve aslında şuna değinmişken sormak istediğim bir şey var. Sorum hukukçulara gelsin. Siz de dağınık mısınız yahu?? Ben ne kadar hukukçu tanıdıysam (tabii ki hepsi yurtta aklını mı kaçırdın?!) hepsi dağınık yahu.. Mesela ben kitaplarımla, kıyafetlerimle, çantalarıla yatıyorum. Ne biçim de rahat oluyor. Burdur'da çift kişilik yatakta yatarken yanıma birinin gelmesine katlanamayan ben (kardeşim hariç) İstanbul'da yarım kişilik yatağa yatıyorum resmen..
Bir de garip garip rüyalar görüyorum, böyle karışık anlamsız yahut beni zora sokan.. Yani abi öyle rüya ki adamın yüzüne bakamayacakmışım gibi hissediyorum. (hemen de diğer türlü düşünün sizi eşek kafalılar. öyle değil tamam mı?! hıh!) Yani kötü işte böyle uyandığımda çok berbat oluyor işte..
Bu arada resmen dadandığım bir blog var adam beni kovacak en sonunda gerçekten. Sapık gibi onun blogunda dolanıyorum.. Müzik dinliyorum ama çok zevkli gerçekten sevdim sevdim..Mesela ben Oi Va Voi dinlerim ama bir şarkısına dikkat etmemiştim. O da vurdu mu beni kalbimden.. Her neyse işte onu dinleyerek yazıyorum şimdi iyi geliyor.. Derken birden uyku bastırmasın mı?! (tabii şu iki cümle arasında asgari 20 dk var)
Son olarak messengerda dinamik resimlerle vakit geçirmek hoşuma gidiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder